Masallar Diyarı Fas

Masallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı FasMasallar Diyarı Fas


"Rengarenk sokaklarından çöllerine, limanlarından Atlas Dağları'na kadar her adımda bambaşka hikayeler barındıran Fas'ta, farklı medeniyetlerin izlerini sürün. Şafşavan'ın mavisinin Fes'in yeşiline, Marakeş'in kızılının Sahra Çölü'nün sarısına karıştığı topraklarda büyülenmeye hazır mısınız?"

  • Kraliyet Başkentleri, Sahra Çölü, Mavi Şehir Şafşavan ve Essaouira Dahil Program
  • Türk Hava Yolları ile Seyahat Ayrıcalığı
  • Sahra Çölü'nde Kampta Konaklama, Gün Doğumu, Gün Batımı, Yıldız Seyri
  • Uzman Rehberlik Hizmeti, Yerel Lezzetler ve Alışveriş İmkanı
  • 150€ Değerinde Ekstra Tur Paketi, Giriş Ücretleri ve Yerel Rehberlik Hizmeti Dahil
  • Tüm Şehir Turları Dahil

Tur Tarihi: 11-18 Nisan 2026 / 7 Gece 8 Gün
KESİN KALKIŞLI


Kazablanka - Hasan II. Camii - Rick’s Café - Muhammed V. Meydanı - Rabat - Kasbah Oudaya - 5. Muhammed Mozolesi - Şafşavan - Fes - Medina - Bab-el Makhzen - Mellah - Tabakhaneler - İfrane - Midelt - M'gouna - Ait Benhaddou - Ouarzazate - Merzuoga (Sahra Çölü) - Essaouira - Yahudi Mahallesi Mellah - Argan Bahçeleri - Majorelle Bahçeleri


REHBERİMİZ: GÖKALP SABAN

Orta ve lise öğrenimini Bornova Anadolu Lisesi’nde tamamlayan Gökalp Saban, üniversite eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü ve Savoie Üniversitesi’nde sürdürmüştür.

İngilizce, Fransızca ve İspanyolca dillerinde profesyonel turist rehberliği yapan Saban, aynı zamanda Rehberle.com markasının kurucusudur.

2000 yılından bu yana Fas’ta 40’tan fazla grubun rehberliğini üstlenen Gökalp Saban, bölgeyi yakından tanıyan deneyimi, güçlü anlatımı ve kültürel birikimiyle misafirlerine benzersiz bir seyahat deneyimi sunmaktadır.

11–18 Nisan tarihli turumuzda da sizlere eşlik ederek Fas’ı tüm renkleri, hikâyeleri ve gizli güzellikleriyle birlikte keşfetmemizi sağlayacaktır.


MİSAFİR YORUMLARI:

Alev Ç. 5★ 

Fas turu gerçekten harikaydı. Çok iyi organize olunmuş, harika bir programdı. Rehberimiz Gökalp Bey ve ekibi profesyonelce mükemmeldi. Fas farklı bir kültür ve deneyim. Burada önemli olan doğru ekibi bulmak. Ben de bu deneyimi doğru bir ekiple gerçekleştirdim. Her şey için teşekkür ederim. Bundan sonraki gezilerde görüşmek dileğiyle. 


Aslı M. 5★ 

Bana büyülü bir coğrafyada, masal içinde masal yaşatan rehberle.com’un sevgili rehberi Gökalp Saban’a, eşi Elif’e ve tüm emeği geçenlere çok teşekkür ederim. Bir hayali gerçek kıldınız. Fas’ın renkleri, sesleri ve kokuları asla zihnimden silinmeyecek.


Deniz A. 5★ 

3 Kasım’da başlayan ve 11 Kasım’da sona eren Fas gezisine ailece katıldık. Çok güzel bir rota hazırlanmıştı. Gece kaldığımız tüm oteller temiz ve nezih idi. Sahra Çölü’ndeki program bir harikaydı. Emeği geçen tüm kişilere teşekkür ederim.


Sema A. 5★ 

Fas gezisine gittik, her şey çok güzeldi. Çok tur yaptık, en çok hoşumuza giden bu tur oldu. Bundan sonra tüm gezilerimizde sizlerle birlikte olacağız. Çok güzel gezdirdiniz, sabırla her şey için çok teşekkürler Gökalp Bey.


Ahmet C. 5★ 

Turist rehberiyim. 3–10 Kasım Fas turuna katıldım. Rehber gözüyle beklentilerimin çok üzerinde, kaliteli ve doyurucu bir deneyim oldu. Meslektaşıma sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Görülmesi gereken bu destinasyonu imkânı olan herkesin yapmasını ve rehberle.com ekibinin tur tarihlerini takip etmesini şiddetle tavsiye ederim.


Işıl E. 5★ 

8 günlük Fas turuna Rehberle ile çıktım. İlk andan son ana kadar zerre kadar eksik bir şeyimiz kalmadı. Tur rehberlerimize, şoförümüze ve tabii ki Gökalp Bey ve eşine bin teşekkür. Diğer turlarına da katılacağım.


Yo G. 5★ 

Fas gezisi hayatımın en unutulmaz deneyimlerinden biriydi! Renkler, kokular, sokaklar, insan sıcaklığı… Her şey büyüleyiciydi. Rehberimiz sayesinde sadece turistik yerleri değil, ülkenin ruhunu da hissettik. Her detay titizlikle düşünülmüştü, hiçbir an sıkılmadık. Fas’ı görmek isteyen herkese bu turu ve rehberimizi gönülden tavsiye ediyorum. Gerçekten muhteşem bir deneyimdi!


Alp M. 5★ 

3 - 10 Kasım tarihleri arasında Rehberle.com tur şirketi ile yaptığımız Fas gezisi için sevgili rehberimiz Gökalp Saban’a, ekibine ve sevgili eşi Elif Saban’a bu mükemmel tur için sonsuz teşekkür ederiz. Sayelerinde masal gibi bir hafta geçirdik. Sevgiler…


Yüksel B. 5★ 

Rehberle.com ile masalsı, harika bir Fas gezimiz oldu. Rehberimiz sevgili Gökalp Saban ve eşi sevgili Elif Hanım, tek tek hepimizle ilgilendiler. Sizinle tanıştığım için çok mutluyum! Çok çok teşekkür ederim. Sorunsuz, su gibi akan, keyifli, doyurucu, güzel sürprizlerle karşılaştığımız bir geziydi. Arkadaşlarla uyum ahenkliydi. Değişik tatlar, yöresel yemek tajin, hint inciri (rehberimizin ikramı), develerle çöl gezisi ve gün batımını izlemek, mavi şehir Şafşavan, İfran, Essaouira’da dinlediğim sokak müzikleri benim için muhteşemdi. Bu değişik coğrafyayı ve renkli kültürü herkesin deneyimlemesini isterim. En kısa zamanda görüşmek üzere, hoşça kalın!


Özlem E. 5★ 

Fas’ta güneş, baharat, labirent sokaklar ve bir de harika rehberimiz! Hem tarih anlattı hem de bizi kahkahaya boğdu — gezi boyunca enerjisi hiç düşmedi. Sadece şehirleri değil, kültürü de yaşattı bize. Teşekkürler, sayende “1001 Gece Masalları” artık bizim anılarımızın içinde!

TUR PROGRAMI

Broşür İndir
1. Gün: Kazablanka - Hasan II. Camii - Rick’s Café - Muhammed V. Meydanı

İstanbul Yeni Havalimanı’nda, dış hatlar gidiş terminalinde uçuşumuzdan üç saat önce buluşuyoruz. Bagaj ve biniş işlemlerimizi tamamladıktan sonra Türk Hava Yolları’nın rahat uçuşuyla Fas’ın en büyük liman kenti Kazablanka’ya doğru yola çıkıyoruz. Atlas Okyanusu’nun rüzgârlarını taşıyan bu şehir, daha havalimanına adım attığımız anda modern dokusuyla, kolonial mirasıyla ve kendine özgü enerjisiyle bizi içine çekiyor.

Kazablanka’daki keşif turumuza şehrin kalbinin attığı Muhammed V Meydanı’ndan başlıyoruz. Geniş bulvarları, etkileyici Fransız kolonyal binaları, meydanı çevreleyen palmiyeleri ve her an değişen şehir ritmiyle Kazablanka’nın modern yüzünü hissediyoruz. Meydanda yapacağımız kısa yürüyüş sırasında hem şehrin karakterini tanıyor hem de Fas’ın kendine özgü canlı dokusuna ilk adımımızı atıyoruz.

Ardından Casablanca filminin romantik ve gizemli atmosferine ilham veren ünlü Rick’s Café’ye uğruyoruz. Filmin ruhunu yaşatan bu ikonik mekân, nostaljik bir film setinin içinde duruyormuş hissi veriyor. Kısa bir fotoğraf molasıyla o siyah-beyaz dünyanın sıcaklığını Kazablanka sokaklarında yeniden hissediyoruz.

Günün en büyüleyici anı için gün batımına yakın saatlerde Hasan II. Camii’ne doğru ilerliyoruz. Okyanusun kıyısında yükselen bu muazzam yapı, yaklaştıkça ihtişamıyla bizi adeta durduruyor. Güneş ufka doğru inerken caminin mermerleri altın ve bakır tonlarına bürünüyor; dalgaların sesiyle birlikte gölgeler avluda dans ediyor. Caminin içine adım attığımızda devasa kubbelerin altında yükselen ışık, işçiliğin zarafeti ve okyanusun tuzlu kokusu birbirine karışıyor. Burası sadece bir ibadethane değil; Fas’ın ruhunu taşıyan, mimarisiyle insanı büyüleyen bir başyapıt.

Cami ziyaretinden çıktığımızda artık hava kararmış oluyor. Tam o anda Hasan II Camii gece ışıklarıyla parıldamaya başlıyor. Minarenin tepesi gökyüzüne uzanan bir ışık sütunu gibi yükseliyor, cami masalsı bir saraya dönüşüyor; okyanusun karanlık sularında yansıyan siluetiyse görülmeye değer bir tablo yaratıyor. Bu an, Kazablanka’da yaşanabilecek en etkileyici sahnelerden biri…

Geceyi Fas mutfağının enfes yemekleriyle noktalıyoruz. Otele transferimizin ardından tajin, kuskus ve taze aromaların eşlik ettiği keyifli bir akşam yemeği bizi bekliyor. Böylece hem şehrin ritmini hem okyanusun serinliğini hem de Fas’ın mistik atmosferini hissederek günümüzü huzurla tamamlıyoruz.



Konaklama: 4* Otel
2. Gün: Rabat - Kasbah Oudaya - 5. Muhammed Mozolesi - Şafşavan

Kahvaltımızın ardından Fas’ın zarafetiyle, tarihiyle ve asil atmosferiyle öne çıkan başkenti Rabat'a doğru yola çıkıyoruz. Yol boyunca Bou Regreg Nehri’nin kıyısında uzanan okaliptüs ormanları, yeşilin her tonunu gözlerimizin önüne seren büyüleyici bir manzara sunuyor. Rabat’a yaklaştıkça, Fas’ın kültürel ve politik mirasının ne kadar köklü olduğunu her adımda daha derinden hissediyoruz. Bu şehir, hem geçmişin izlerini hem modern bir başkentin enerjisini aynı anda yaşatan nadir yerlerden biri…

Rabat’ta ilk durağımız, Atlantik esintisini, Berberi ruhunu ve Arap-İslam mimarisini bir araya getiren Kasbah Oudaya. 12. yüzyıldan günümüze ayakta kalmış bu görkemli kale, adeta zamanın durduğu bir dünya sunuyor. Mavi-beyaz sokaklarında dolaşırken, taş duvarların üzerindeki ince işçilik ve kalenin okyanusa açılan güçlü duruşu Rabat’ın kadim ruhunu en saf haliyle gözler önüne seriyor. Bu manzaralar hem fotoğraf makinemizi hem de hafızamızı dolduracak güzellikte.

Ardından şehrin en ikonik yapılarından biri olan Hasan Kulesi ile karşılaşıyoruz. Bir zamanlar devasa bir caminin minaresi olarak yükselmesi planlanan bu yapı, tamamlanamamasına rağmen büyüklüğü ve gücüyle hâlâ Rabat’ın siluetine damgasını vuruyor. 12. yüzyılın sessiz tanığı olan bu devasa kuleye baktığımızda, eksik bir yapıdan çok, tarihin içinde tamamlanmış bir hikâyeye bakıyormuş gibi hissediyoruz.

Kulenin hemen yanında, Fas’ın modern tarihinin en saygıdeğer anıtlarından biri olan Muhammed V Mozolesi bizi karşılıyor. Beyaz mermerlerin zarafeti, zanaatkârların ince işçiliği ve içerideki huzur dolu atmosfer, Fas’ın bağımsızlık hikâyesine derin bir saygı duruşu niteliğinde. Burada geçireceğimiz anlar, ülkenin yakın dönem tarihine yapılmış etkileyici bir yolculuk olacak.

Rabat’tan ayrıldıktan sonra, yolumuz bizi adeta bir masal diyarına götürüyor: Şafşavan. “Mavi Şehir” olarak bilinen bu büyüleyici kasaba, gören herkesi kendine âşık eden bir renk cümbüşü sunuyor. Daracık sokakları, her tonuyla gökyüzünü andıran mavi duvarları, çiçeklerle bezenmiş pencereleri ve mistik atmosferiyle Şafşavan, sanki bir ressamın fırçasından çıkmış bir tablo gibi…

Burada her adımda fotoğraf çekme isteği uyanıyor; çünkü her köşe yeni bir güzellik, her duvar yeni bir hikâye sunuyor. Mavi kapılar, taş merdivenler, renkli çanak-çömlekler ve sokaklara yayılan Berberi kültürünün sıcaklığı, Şafşavan’ı ömür boyu unutulmayacak bir deneyime dönüştürüyor. Bu masalsı şehirde dolaşırken zamanın yavaşladığını, ruhun hafiflediğini hissediyoruz.

Parkur: Kazablanka – Rabat (90 km / 1,5 saat), Rabat – Şafşavan (260 km / 4,5 saat)



Konaklama: 4* Otel
3. Gün: Fes - Bab-el Makhzen - Mellah - Tabakhaneler - Attarine Medresesi

Kahvaltımızın ardından Fas’ın kültür hazinesi, tarih ve mistisizmin iç içe aktığı Fes şehrine doğru yola çıkıyoruz. Fes, yalnızca Fas’ın değil, tüm Mağrib coğrafyasının ve Arap dünyasının ruhunu taşıyan en eski, en soylu şehirlerden biridir. Yaklaştıkça, sanki geçmişin kapıları yavaşça aralanıyor; her vadinin, her taşın, her sokak başının bize yüzlerce yıllık bir hikâye anlatmaya hazırlandığını hissediyoruz. Fes Medina’sı, labirent gibi sokakları, kokuların, seslerin ve renklerin birbirine karıştığı büyülü atmosferiyle adeta dev bir açık hava müzesi…

Şehrin ihtişamını sembolize eden Bab-el Makhzen Kapısı'na doğru ilerliyoruz. Mavi çinilerin ışıkla dans ettiği bu görkemli kapı, Fas mimarisinin zarafetini Osmanlı dokunuşlarıyla birleştiren nadide bir eser. Kapının hemen ardında, tarihin duvarlara kazındığı Mellah Yahudi Mahallesi bizi karşılıyor. Yüzyıllar boyunca tüccarların, zanaatkârların ve bilginlerin yaşadığı bu sokaklarda dolaşırken, Fes’in çok kültürlü geçmişinin derin izleri ruhumuza işliyor. Dar geçitler, eski taş yapılar, ahşap pencereler… Her detay, bir zamanlar burada atılan adımları, yaşanan hayatları fısıldıyor.

Sonrasında yönümüzü, Fes’in sadece tarihini değil, tüm İslam medeniyetinin bilimsel ve düşünsel yolculuğunu şekillendirmiş Karaouine Üniversitesi'ne çeviriyoruz. 859 yılında kurulan bu kutsal ilim yuvası, dünyanın en eski üniversitesi olarak tarihte özel bir yere sahiptir. Avlusuna adım attığımız anda, medreselerde yükselen ilim seslerini, eski bilginlerin tartışmalarını, zamanın ağır ağır aktığı ilahi atmosferi adeta duyuyoruz. Karaouine, Fes’in kalbi; ilmin, aklın ve maneviyatın birleştiği kutlu bir merkez…

Fes’in en çarpıcı duraklarından biri olan tabakhanelere geçtiğimizde şehrin zanaatkâr ruhu tamamen ortaya çıkıyor. Asırlardır değişmeyen yöntemlerle çalışan ustalar, deriyi renklere, renkten sanata dönüştürüyor. Kırmızı, sarı, kahverengi tonlarının dev çukur kazanlarda bir araya geldiği bu manzara, Fes’in dünyaca ünlü deri geleneğinin ne kadar güçlü bir miras olduğunu gözler önüne seriyor. Buradaki deneyim, yalnızca bir izlenim değil; tarihin, emeğin ve ustalığın kokusunu hissedeceğimiz büyüleyici bir yolculuk…

Gezimizin bir diğer inci noktası Attarine Medresesi. İncelikli taş işçiliği, geometrik desenlerin büyüsü ve göz kamaştıran çinileriyle adeta bir sanat eseri. Medresenin avlusuna adım attığınızda, sadece bir yapıya değil, asırlardır sayısız öğrenciyi ilimle donatan bir mabede girmiş gibi hissediyorsunuz. Sessizliğin, estetiğin ve kutsal bilginin birleştiği bu mekân Fes’in ruhunu en zarif şekilde yansıtan duraklardan biri.

Son olarak, şehrin eski ruhunu taşıyan Nejarine Meydanı’na uğruyoruz. Ahşap işçiliğinin, bakır sanatının, halıların, seramiklerin, takıların ve daha birçok zanaatın hayat bulduğu bu meydan, Fes’in el emeğine dayanan kültürünün en canlı temsilidir. Burada vereceğimiz serbest zamanda hem alışveriş yapabilir hem de Fas’ın yaratıcı ruhunu daha yakından hissedebiliriz. Her tezgâh bir sanat, her zanaatkâr bir hikâye…

Böylece Fes’te geçirdiğimiz bu büyülü gün, Fas’ın kültürel mirasına açılan nadir bir pencere haline geliyor.

Parkur: Şafşavan – Fes (200 km / 3,5 saat)



Konaklama: 4* Otel
4. Gün: İfrane - Midelt - Merzouga (Sahra Çölü)

Fes’teki huzurlu kahvaltımızın ardından, Fas’ın doğasına adeta bir masal dokunuşu yapan İfrane’ye doğru yola çıkıyoruz. Yol boyunca yükselen dağlar, derin vadiler ve yemyeşil alanlar, sanki bizi bambaşka bir dünyaya götürmek üzere sessizce eşlik ediyor. İfrane, Fas’ın “Küçük İsviçre’si” olarak anılan, gerçek bir kartpostal güzelliğine sahip büyüleyici bir kasaba… Alp tarzı evleri, düzenli sokakları ve çam ağaçlarıyla bezenmiş atmosferi, Fas’ta görmeyi hiç beklemediğiniz bir manzara sunuyor. Burada yapacağımız yürüyüş, taptaze dağ havası ve kasabanın dinginliğiyle ruhumuza iyi gelecek.

İfrane’nin huzur veren ambiyansını geride bıraktıktan sonra, Midelt yönünde ilerliyoruz. Atlas Dağları’nın eteklerinde duran bu küçük kasaba, doğallığı ve sakinliğiyle adeta bir masalın içine gizlenmiş gibi… Burada vereceğimiz öğle molasında, kuzu tandırdan yerel zeytinyağlılara uzanan otantik Fas lezzetlerini tadarken, kırsal yaşamın sıcaklığını daha yakından hissediyoruz. Dağların arasında kaybolmuş bu kasaba, zamanın akışını yavaşlatan büyülü bir atmosfere sahip.

Yolculuğumuzun ardından manzara değişmeye başlıyor; yeşiller yerini altın rengi tonlara bırakıyor. Ufukta dalgalanan kum tepeleri belirdikçe kalbimiz hızlanıyor. Çünkü artık Sahra Çölü’ne yaklaşıyoruz. Merzouga’ya vardığımızda, çölün ihtişamı bütün büyüsüyle karşımıza çıkıyor. Sonsuzluğa açılan dev kum tepeleri, insanın hem hayranlığını hem de derin bir huzuru aynı anda hissetmesini sağlıyor.

Kampımıza yerleşip gün batımına doğru kum tepelerine çıktığımızda manzara kelimelerle tarif edilemeyecek kadar büyüleyici… Güneş ufka inerken çöl turuncudan kızıl ve mora doğru renk değiştiriyor; kum tepelerinin gölgeleri yavaşça uzuyor. Bu an, Sahra’nın büyüsünün en yoğun hissedildiği anlardan biri.

Gece çöktüğünde kampın atmosferi tamamen değişiyor. Ateşin etrafına toplandığımızda, bizi yerel Berberi müzikleri, darbuka ve bendir ritimleri karşılıyor. Çöl müzisyenlerinin yaktığı ritim, Sahra’nın binlerce yıllık hikâyelerini, kervanların göç yollarını ve çölün zamansız ruhunu taşıyor. Gökyüzünde şehirde asla göremeyeceğiniz milyonlarca yıldız parlıyor; Samanyolu tüm ihtişamıyla gözlerimizin önünde uzanıyor. Ateşin kıvılcımları rüzgârla birlikte dans ederken, müzikle birlikte içimize yayılan huzur eşsiz bir deneyime dönüşüyor. Bu gece, yalnızca dinlediğimiz bir müzik değil; çölün ruhuyla kurduğumuz bir bağ…

Sabah olduğunda, çölün mutlak sessizliği içinde gün doğumunu karşılıyoruz. Güneşin ilk ışıkları kumların üzerinde pırıl pırıl bir altın denizi yaratıyor. Bu anı izlemenin verdiği huzur ve büyü, Sahra’da geçirilen gecenin unutulmaz bir finali oluyor. Fotoğraf makineleri bu mucizevi manzarayı ölümsüzleştirirken, herkesin hafızasında çölün büyüsünden bir parça kalıyor.

Parkur: Fes – İfrane (65 km / 1,5 saat), İfrane – Merzouga (400 km / 6,5 saat)

5. Gün: Todra Vadisi - M'gounaya - Ouarzazate

Otelde alacağımız leziz kahvaltının ardından, çölün altın rengi kumlarını arkamızda bırakarak Tinghir üzerinden Ouarzazate’e doğru uzanan büyülü bir yolculuğa çıkıyoruz. Daha yola çıkar çıkmaz, bir yanımızda Sahra’nın sonsuzluğa uzanan kum denizi, diğer yanımızda Atlas Dağları’nın gökyüzüne doğru dimdik yükselen zirveleri beliriyor. Çölün yumuşak kıvrımları ile dağların sert çizgileri, yolculuğumuzu adeta doğanın bir ressam tarafından çizilmiş tabloya dönüştürüyor.

İlk durağımız, Fas’ın doğal harikalarından biri olan Todra Vadisi. Yüzlerce metre yüksekliğindeki turuncu ve kızıl renkli kaya duvarları arasında yürürken, vadinin içinden akan suyun sesi bu büyüleyici manzaraya eşlik ediyor. Kanyonun serin gölgesinde nefes aldığımız bu an, doğanın ihtişamını en çarpıcı haliyle hissettiren dakikalar olacak. Todra Vadisi, insanı hem hayran bırakan hem de alçaltan bir doğa şaheseri…

Todra’nın heybetli duvarlarını geride bıraktıktan sonra, yolumuz bizi çiçeklerin kokusuna aç bir ruh gibi karşılayan M’gounaya götürüyor. "Gül Şehri" olarak bilinen bu bölge, her yıl düzenlenen Gül Festivali’nin merkezi… Yol boyunca uzanan gül tarlaları ve rüzgârın hafifçe taşıdığı mis kokular, bölgeye pastel tonlarda romantik bir hava katıyor. Kasabada kısa bir mola verirken gül suyu, gül sabunu ve yöreye özgü aromatik ürünler adeta bölgenin ruhunu avuçlarımıza bırakıyor.

M’gouna’nın tatlı kokularından ayrılıp yolumuza devam ettiğimizde, doğa yeniden değişmeye başlıyor. Kırmızı kayalıklar, vadiler ve dağ geçitleri arasında ilerlerken coğrafyanın her dönüşte bambaşka bir yüzünü görüyoruz. Atlas Dağları’nın taş ve kiremit tonları arasında şekillenen bu rota, adeta Fas’ın en özgün sahnelerini ardı ardına seriyor.

Yolculuğumuzun sonunda Ouarzazate ufukta beliriyor. Çöl ile dağlar arasında, büyüleyici bir ışığın altında kurulmuş bu şehir, Fas’ın en ilginç ve en sinematik duraklarından biri. Berberi kültürünün izlerini taşıyan sokakları, kasbahların güçlü mimarisi ve çöl rüzgârının şekillendirdiği atmosferiyle Ouarzazate, insanı daha ilk anda etkileyen bir ruha sahip.

Şehre adım attığımızda, sakin sokakları, kızıl tonlara boyanan evleri ve dağların gölgesine yaslanmış kasbahları bize Ouarzazate’in büyüsünü hissettiriyor. Otelimize yerleşirken bu şehrin sadece bir durak değil; kültür, tarih ve estetikle yoğrulmuş bir deneyim sunacağını hissediyoruz. Burada geçireceğimiz gece, çölün derin sessizliği ile Atlas Dağları’nın asaletinin birleştiği huzurlu bir mola olacak.

Parkur: Merzouga – Ouarzazate (370 km / 5 saat 30 dakika)



Konaklama: 4* Otel
6. Gün: Atlas Film Stüdyoları - Marakeş - Koutoubia Camii - Ait Benhaddou

Otelde alacağımız keyifli kahvaltının ardından Marakeş’e doğru yola çıkıyoruz. Çölün kızıl tonlarını arkamızda bırakırken, Atlas Dağları’nın sarp yamaçları ve vadilerin değişen dokusu bize büyüleyici bir yolculuğun kapılarını aralıyor. Bu rota, Fas coğrafyasının en sinematik sahnelerini ardı ardına sunan bir görsel şölen gibi…

Yolculuğumuzun ilk durağı, Ouarzazate’in kalbinde yer alan Atlas Film Stüdyoları. Afrika’nın en büyük film platosu olan bu etkileyici kompleks, Hollywood’un dev yapımlarının ruhunu hâlâ içinde barındırıyor. Gladyatör, Babel, Nil’in Mücevheri, Mumya, Büyük İskender, Game of Thrones… Hepsi bir zamanlar bu topraklarda hayat buldu.

Stüdyo dekorları arasında dolaşırken, bir anda kendinizi antik Mısır’da, başka bir anda bir Ortaçağ şehrinde, biraz ileride bir çöl kervanının arasında bulacaksınız. Sinemanın büyüsünü gerçek mekânlarda hissetmek, hayal gücünü ateşleyen bir deneyim olacak.

Bu büyüleyici film dünyasını geride bıraktıktan sonra rotamız, Atlas Dağları’nın eteklerinde yükselen kadim kerpiç kasabası Ait Benhaddou. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu muazzam Ksar, sanki zamanın durduğu bir masal diyarı… Dar sokakları, kerpiç duvarları, sarp kayalıkların üzerine kurulmuş tarihi evleriyle her adım sizi yüzyıllar öncesine taşıyor.

Burada gezerken Berberi savaşçıların, kervan tüccarlarının ve antik göç yollarının hikâyeleri adeta rüzgârla beraber kulağımıza fısıldanıyor. Ait Benhaddou’nun üzerinde yükselen kızıl tonlar güneşle birlikte sürekli değişirken, her köşe başı sinematik bir kadraja dönüşüyor.

Bu sinema ve tarih dolu iki duraktan sonra yolumuza devam ederek Marakeş’e doğru ilerliyoruz. 1900’lerin başından itibaren sanatçılar, gezginler, modacılar ve maceracıların akın ettiği bu büyüleyici şehir, Fas’ın en renkli ve en canlı ruhuna sahip. Kırmızı şehir Marakeş, hem geçmişi hem modern yaşamı bir araya getiren enerjisiyle ziyaretçilerini ilk andan itibaren etkisi altına alıyor.

Marakeş şehir turumuza, şehrin sembolü olan Koutoubia Camii ile başlıyoruz. 12. yüzyılda inşa edilen bu zarif yapı, görkemli minaresiyle Marakeş’in her noktasından görülebilen bir mimari harikası. Avlusunda dolaşırken, Fas’ın geleneksel işçiliğinin zarafetini ve İslam mimarisinin sade ihtişamını hissedeceğiz.

Sonrasında, Afrika’nın en büyük ve en canlı meydanı Jemaa el-Fnaya gidiyoruz. Gündüzleri satıcıların, hikâye anlatıcıların, baharatçıların ve sokak hayatının renkleriyle dolup taşan meydan; akşam olduğunda müzisyenlerin, göstericilerin, dansçıların ve lezzetli sokak yemeklerinin yarattığı bir şenliğe dönüşüyor. Burada verilecek serbest zamanda egzotik baharatlardan yerel el işlerine kadar pek çok farklı ürünü keşfetme imkânımız olacak.

Marakeş’in büyüleyici Medina Sokakları'nda dolaştığımızda ise, tarihî pazarlar, labirent gibi çarşılar, zanaatkârların emek dolu atölyeleri ve geleneksel Fas mimarisi karşımıza çıkıyor. Seramikler, halılar, bakır işçilikleri, baharat kokuları… Medina, Fas’ın kültürünü en renkli haliyle sunan bir açık hava sahnesi gibi.

Tüm bu renkli keşiflerin ardından otelimize transfer olarak günü noktalıyoruz. Akşam yemeği ve konaklamamız Marakeş’in büyülü atmosferi eşliğinde gerçekleşecek. Bu şehir, hem geçmişin ritmini hem bugünün enerjisini aynı anda barındıran yapısıyla hafızalarımızda özel bir yer edinecek.

Parkur: Ouarzazate - Marakeş (195 km / 4 saat)



Konaklama: 4* Otel
7. Gün: Essaouira - Mellah - Portekiz Kalesi

Otelde alacağımız keyifli kahvaltının ardından, Essaouira’ya doğru yola çıkıyoruz. Yolumuz daha şehre varmadan Fas’ın en değerli hazinelerinden biriyle buluşuyor: Argan Ağaçları. Bu bölge, argan üretiminin kalbi sayılır ve yolun her iki tarafında uzanan bu kutsal ağaçlar bize adeta rehberlik eder.

Günümüzün ilk durak noktası, bölgedeki kadın kooperatiflerinden biri. Burada Berberi kadınlarının nesiller boyu aktardığı geleneksel yöntemlerle argan meyvesini nasıl işlediklerine tanıklık ediyoruz. Taş değirmenlerde yavaşça öğütülen çekirdeklerin, altın rengi yağa dönüşümünü izlemek hem duyulara hem ruhumuza iyi geliyor. Bu özel durakta, en saf hâliyle üretilmiş soğuk sıkım gastronomik argan yağı, doğal kozmetik ürünler ve tamamen el emeğiyle yapılan yerel ürünleri satın alma fırsatımız olacak. Fas’ın bereketli topraklarında yetişen bu mucizevi yağ, burada alınca daha da kıymetli…

Ardından, Essaouira’ya doğru devam ediyoruz. Şehre yaklaştıkça Atlas Okyanusu’nun güçlü rüzgârı yüzümüze çarpıyor, denizin tuzlu kokusu havayı sarıyor. Essaouira, UNESCO Dünya Mirası’na girmiş; hem sanatın hem tarihin hem de özgürlüğün birleştiği eşsiz bir sahil şehridir. Orson Welles’in “Othello”sundan Game of Thrones’a kadar birçok yapımın iz bıraktığı bu şehir, hem sinemasal hem ruhsal bir atmosfer taşır.

Essaouira’ya vardıktan sonra şehrin en keyifli anlarından birini yaşıyoruz: Atlantik Okyanusu’nun oluşturduğu geniş, altın rengi plajlarda yürümek…

Rüzgâr saçlarımızı savururken, dalgaların ritmik sesi adımlarımıza eşlik eder. Plajın sonsuzluğa uzanan kumları üzerinde yürümek, bir yandan huzur verirken diğer yandan okyanusun gücünü hissetmenin tarifsiz büyüsünü sunar. Bu yürüyüş, Essaouira deneyiminin en masalsı parçalarından biridir.

Plaj yürüyüşünün ardından rotamızı şehrin tarihi kalbine, Yahudi Mahallesi Mellah’a çeviriyoruz. Dar sokakları, renkli kapıları ve tarihle örülü atmosferiyle Mellah, Essaouira’nın çok kültürlü geçmişinin sessiz tanığıdır. Eski dükkanların, taş sokakların ve yaşam dolu detayların arasında dolaşırken zamanın yavaşladığını hissederiz.

Sonrasında şehrin simgelerinden biri olan Portekiz Kalesi’ni ziyaret ediyoruz. Denizden esen rüzgârın taş duvarlarda yarattığı ses, bu kaleyi hem güçlü hem melankolik kılar. Buradan okyanus manzarasına baktığınızda mavinin binbir tonunu görmek adeta zihne kazınan bir tablo gibidir.

Essaouira’nın ünlü balıkçı limanını da keşfediyoruz. Mavi teknelerin oluşturduğu renk cümbüşü, balıkçıların hareketli dünyası ve deniz kokusunun yoğunluğu, bu limanı Fas’ın en karakteristik noktalarından biri hâline getiriyor. Her sahne, şehrin denizle olan güçlü bağını anlatır.

Ardından medinanın dar sokaklarına giriyor; sanat atölyelerini, ahşap oymalayıcılarını, ressamları, gümüş ustalarını ve renkli çarşı tezgâhlarını keşfediyoruz. Bu sokaklarda dolaşmak, Essaouira’nın sanatsal ruhunu iliklerimize kadar hissettiren bir zaman yolculuğudur.

Tüm bu keşiflerin ardından Essaouira’nın meltemini geride bırakıp Marakeş’e doğru dönüşe geçiyoruz. Akşam saatlerinde otelimize yerleşiyor ve bu masalsı günün tadını çıkararak dinleniyoruz.

Essaouira, sadece bir şehir değil; rüzgârın, denizin, sanatın ve tarihin aynı anda dokunduğu bir yaşam biçimidir. Burada geçirdiğimiz her dakika hafızamızda bir tablo gibi kalacak.

Parkur: Marakeş - Essaouira - Marakeş (380 km / 6 saat)



Konaklama: 4* Otel
8. Gün: Marakeş - Bahia Sarayı - Majorelle Bahçeleri

Otelde alacağımız keyifli kahvaltının ardından Fas’taki son günümüze başlıyoruz. Odamızı boşalttıktan sonra Marakeş’in büyüleyici atmosferi içinde, şehrin en etkileyici mimari başyapıtlarından biri olan Bahia Sarayı'na doğru yola çıkıyoruz.

Bahia Sarayı, Fas mimarisinin zarafetini en üst düzeyde yansıtan bir şaheser… Adı “parlaklık” ve “güzellik” anlamına gelen bu saray, 19. yüzyılda inşa edilmiş; muhteşem avluları, renkli zelij çinileri, oyma sedir tavanları ve parfüm gibi kokan portakal bahçeleriyle ziyaretçilerini adeta başka bir dünyaya taşıyor.

Sarayın içinde dolaşırken, ışığın avlu mermerlerine yansımasını, odaların duvarlarını süsleyen ince işçilikli desenleri ve bahçelerdeki kuş seslerini duydukça, Fas’ın saray kültürünün ne kadar büyüleyici olduğunu çok daha derinden hissediyoruz. Bahia Sarayı’nda geçirdiğimiz her dakika, Marakeş’in ruhuna yapılmış asil bir yolculuk gibi…

Saray ziyaretimizin ardından şehrin en huzurlu, en zarif ve en fotojenik köşelerinden biri olan Majorelle Bahçeleri’ne geçiyoruz. Burası yalnızca bir bahçe değil, bir sanatçının hayal gücünün doğayla buluştuğu büyülü bir dünya…

1920’lerde Jacques Majorelle tarafından kurulan ve daha sonra Yves Saint Laurent tarafından restore edilerek adeta yeniden doğan bu botanik cennet, canlı Majorelle mavisi, sarı detaylar ve tropikal bitkilerle dolu yollarıyla zamansız bir güzellik sunuyor.

Dev kaktüsler, bambu koridorları, nilüfer havuzları, egzotik bitki koleksiyonları ve sessizliğin içindeki su sesleri… Her adım, insanın zihnini arındıran, ruhunu dinginleştiren bir atmosfer yaratıyor. Majorelle Bahçeleri, Fas’ın yoğun ritmi içinde adeta nefes alınan, renklerin ve doğanın ilham verdiği bir sığınak…

Burada fotoğraf çekmek bile başlı başına bir keyif; her kare, hem sanat hem doğa dolu bir tablo gibi…

Majorelle’de geçirdiğimiz bu huzur dolu vakitlerin ardından rehberimizin belirleyeceği saatte havalimanı transferimiz başlıyor. Marakeş’in renkleri, kokuları ve melodileri eşliğinde havalimanına doğru ilerlerken, Fas yolculuğumuzun son anlarının tadını çıkarıyoruz.

Bagaj teslimi ve pasaport işlemlerini tamamladıktan sonra, Türk Hava Yolları’nın tarifeli seferiyle İstanbul’a dönüş uçuşumuza geçiyoruz. Uçak gökyüzüne yükselirken, Sahra Çölü’nün altın kumları, Atlas Dağları’nın gölgeleri, Essaouira’nın rüzgârı, Marakeş’in kırmızı duvarları ve Fas’ın kendine özgü büyüsü hafızamızda bir mozaik gibi canlanıyor.

Konforlu ve huzurlu bir uçuşun ardından İstanbul’a iniş yapıyoruz. Böylece yalnızca bir seyahati değil, renklerle, kokularla, hikâyelerle dolu unutulmaz bir Fas masalını geride bırakıyoruz.

Bu yolculuk, sadece gezilmiş şehirlerden ibaret değil; her biri ruhumuza işleyen birer anı, birer deneyim… Fas’ın büyüsü, zihnimizde uzun yıllar parlamaya devam edecek.

EK BİLGİLER

SAĞLIK

Bölgenin iyi restoranlarında ve otellerde alınacak yemeklerde, sağlığınızı tehdit edecek bir sorun ile karşılaşılacağını düşünmüyoruz. Buna karşın grupla birlikte olmadığınız anlarda yeme içme konusunda dikkatli olmanızı, kesinlikle kapalı şişe suyu tüketmenizi, iyi pişirildiğine emin olduğunuz et ve balık ürünleri tüketmenizi, meyve konusunda muz, ananas gibi kabuğu soyulabilen meyveler yemenizi öneriyoruz.

UÇUŞ SÜRELERİ

* İstanbul (IST) - Kazablanka (CMN): 4 saat 30 dakika

* Marakeş (RAK) - İstanbul (IST): 4 saat 30 dakika

UÇAK BİLETLERİ ve UÇUŞLAR HAKKINDA

1. Tur tarihinden önce acentemiz tarafından uçuş saatleri ve uçak biletleri rezervasyon numarası bilgisi paylaşılır. Grup rezervasyon olması nedeniyle, biletiniz olmadan da sadece pasaportunuz ile belirtilen saatte ve kontuarda check-in işlemlerinizi yaptırabilirsiniz.

2. Kayıt esnasında, kimlik üzerindeki isim, doğum tarihi ve kimlik numarasının sisteme girilmesi gerekmektedir. Uçak biletleri bu bilgilere göre kesilmektedir. Hatalı bilgilerden oluşacak uçak bileti iptal veya değişikliklerinin no-show bedeli misafirlere yansıtılır.

3. Uçuşa geç kalınması veya kendi gerekçeleriniz koşuluyla alakalı uçağa yetişememiş olmanızdan kaynaklı katılım sağlayamayışınız nedenli durumlarda, otellere ve uçak şirketlerine yapılan ödemelerden dolayı yaşanacak zararlardan acentemiz sorumlu değildir.

4. Acentemiz havayolu ile yolcu arasında aracı konumunda olup, uçuş öncesinde saatler değişebilir ve tüm saatlerin hareket tarihlerinden 48 saat önce teyit edilmesi gerekmektedir. Paket tura katılacak sayının yeterli olmaması durumunda 7 gün öncesinden tur iptali tüketiciye bildirilir. Uçağın ineceği şehre göre parkurlarda değişiklikler olabilir.

TURLAR & OPSİYONEL TURLAR ve ETKİNLİKLER

1. Programda yazılı olan tüm Şehir ve Kültür Turları fiyata dahildir.

2. Opsiyonel Turlar ve Etkinlikler; en az 15 kişi katılım şartı ile düzenlenmekte olup, katılım zorunluluğu bulunmamaktadır. Yeterli sayı sağlanamadığı takdirde geziler yapılamamakta veya opsiyonel tur / etkinlik fiyatları, içerik, kullanılacak araç katılımcı sayısına göre değişiklik gösterebilmektedir. Ayrıca ekstra turların / etkinliklerin günleri ve saatleri, gidilecek yerlerdeki müze, ören yerlerinin veya mekânın açık/kapalı olma durumlarına ve hava şartlarına göre rehber tarafından değiştirilebilir.

3. Acente, gerekli gördüğü durumlarda; tur güzergâhını içeriği aynı kalmak koşuluyla değiştirme hakkını saklı tutar.

4. Yerel otoriteler tarafından veya farklı nedenlerden dolayı gezilmesine, gidilmesine herhangi bir sebeple izin verilmeyen gezi ya da turlar yapılmaz. Bu gezi ya da turların yapılamamasından Acente sorumlu tutulamaz.

KONAKLAMA

1. Fuar, kongre, konser, etkinlik, spor turnuvası vb. gibi dönemlerde oteller belirtilen km’lerden fazla mesafede kullanılabilir. 

2. 3 kişilik odalar, otellerin uygunluğuna göre verilebilmekte olup, bu tip odalarda 3. Kişiye sunulan yatak, standart yataklardan küçük olabilir. 3 kişilik odalar 1 büyük yatak ve 1 ilave yataktan oluşmaktadır. İlave yataklar, açma-kapama yatak olarak adlandırılan yataklardan oluştukları için katılımcı 3. kişi ve/veya çocuk rezervasyonlarında odalarda yaşanabilecek sıkışıklık ve yatak tipini kabul ettiklerini beyan etmiş sayılırlar. 

3. Çocuk indirimleri 2 yetişkin yanında kalan ve fiyatlandırma bölümünde belirtilen yaş grubuna uyan tek (1) çocuk için geçerlidir.

4. Yaşanası muhtemel aksaklıklar, otel yönetimi tarafından tarafımıza bildirilen teknik sorunlar kaynaklı acentemiz, otellerin kategorisi aynı kalmak şartı ile isimlerini değiştirme hakkını kendilerinde saklı tutar.

ULAŞIM ve YEREL ULAŞIM HİZMETLERİ

1. Yolculuk esnasında Emniyet Kemerlerinizin takılma zorunluluğu bulunmaktadır. 0-4 Yaş arası yolcularımız için “araç bebek koltuğu” getirilmesi zorunludur. Kurallara uyulmaması halinde acentemiz uygulanacak Trafik cezalarından veya yaptırımlarından sorumlu tutulamaz.

KAYIPLAR – RESMİ EVRAK ve KİMLİK KAYIPLARI

1. Seyahatiniz süresince konakladığınız otelleri terk ederken, lütfen eşyalarınızı eksiksiz aldığınıza emin olunuz. Unutulan eşyaların bulunma durumlarında kişiye ulaştırılması sırasında yapılan masraflar eşya sahibine aittir.

2. Tur sırasında unutulan, kaybolan, çalınan eşyalardan Acente sorumlu değildir.

ÖDEME ŞEKLİ

1. Ödemelerinizi gerek nakit, gerekse havale şeklinde web sayfamızda açıkça belirtilmiş bankalar aracılığıyla yapabilir, gerekli gördüğünüz durumlarda Kredi Kartınız ile de gerçekleştirebilirsiniz.

AKTİVİTE DETAYLARI
AKTİVİTE KODU:
#103
LOKASYON:
Fas (İstanbul çıkışlı)
ULAŞIM
Uçak    Otobüs    Minibüs, Van   
BULUŞMA:
• Saat 09:00’da İstanbul Havaalanı Dış Hatlar Terminali'nde rehberimizle buluşuyor ve Türk Hava Yolları’nın TK 617 sefer sayılı uçağı ile saat 11:50’de hareket ediyor ve yerel saat ile 14:50’de Kazablanka’ya varıyoruz.
BİTİŞ:
• Marakeş Havalimanı'ndan Türk Hava Yolları'nın uçağı TK 620 sefer sayılı uçağı ile saat 16:15’te hareket ediyor ve yerel saate göre 23:30’da İstanbul’a varıyoruz.
İPTAL POLİTİKASI:
1. Uçaklı turlarda tur hareket tarihinden 45 gün öncesine kadar koşulsuz iptal hakkı mevcuttur. 45 Günü aşan iptallerde (Tur hareket tarihine 30 gün kala) uçak bileti ve iade alınamaz operasyonel harcamalar kesintisi ile kalan miktar iade edilir. Tur hareket tarihine 30 günden az kala yapılan iptallerde iade hakkı yoktur.

2. Tüm konuklar, yukarıda başlıklarla ayrı ayrı belirtilmiş koşul ve kurallara uymayı kabul ederek turu satın almış sayılırlar. Tur Kayıt Sözleşmesi ile bir bütündür.

TARİH VE FİYATLAR

YORUMLAR

İlk yorumu siz yapın



8 Gün

Lütfen önce tarih seçiniz

1.495

en düşük kişi başı


DAHİL OLANLAR:


• Türk Hava Yolları ile İstanbul (IST) - Kazablanka (CMN) / Marakeş (RAK) - İstanbul (IST) Uçak Biletleri ve Liman Vergileri
• Bölgeyi Rehberle.com Farkı ve Uzman Rehber Eşliğinde Gezebilme Ayrıcalığı
• Alan - Otel - Alan transferleri
• Kazablanka’da 4* Otellerde Bir Gece Yarım Pansiyon Konaklama
• Şafşavan’da 4* veya 3* Otellerde Bir Gece Yarım Pansiyon Konaklama
• 4* Otellerde Fes’te Bir Gece Yarım Pansiyon Konaklama
• Sahra Çölü’ndeki Kampımızda Bir Gece Yarım Pansiyon Konaklama
• Ouarzazate’de 4* veya 3* Otellerde Bir Gece Yarım Pansiyon Konaklama
• Marakeş’te 4* Otellerde 2 gece Yarım Pansiyon Konaklama
• 150 Euro Değerinde Ekstra Tur Paketi (Hassan II Camii + Fes Karaouin Mederese'si + Mohammed V Mozolesi + Film Stüdyosu + Majorelle Bahçeleri + Bahia Sarayı + Lokal Rehberler + Turist Şehir Vergileri)
• Kazablanka Şehir Turu
• Rabat Şehir Turu
• Şafşavan Şehir Turu
• Fes Şehir Turu
• Film Stüdyoları Turu (Giriş ücreti dahil)
• Aid Benhaddou Turu
• Marakeş Şehir Turu
• Essaouria Şehir Turu
• Majorelle Bahçe Turu (Giriş ücreti dahil)
• 7 Sabah Kahvaltısı & 7 Akşam Yemeği
• Türkçe Rehberlik hizmeti

HARİÇ OLANLAR:


• Her Türlü Kişisel Harcamalar ve Otel Ekstraları
• Yurt Dışı Çıkış Harcı Bedeli
• Öğle Yemekleri
• Seyahat Sağlık Sigortası
• Çölde Deve Safari: 25 Euro